Hayat son zamanlarda üstünüze çok geliyor mu ? Nefes alamayacak gibi oluyor musunuz hiç ? Her elinizi attığınız şey boka sarıyor mu ?
''TEBRİKLER CENABETSİNİZ.''

diyerek konuyu kapatabilirim aslında fakat biraz çene çalayım.

Şu hayatta bir işe başlarken gerçekten tüm kalbinizle başlayın,içinizde en ufak bir hayır yapamıcam dediğiniz an o iş ters gidicektir.Ve ne bok yerseniz yiyin,bu düzelmeyecektir.Bir işe tüm benliğini adamalısın bu ne olursa olsun ne kadar önemli veya ne kadar önemsiz olursa olsun,her işi tüm kalbinle yapmalısın,yoksa işler sarpasarıcaktır.
Ve evet sen bir işe başladığında bu işin çeşitli şekilde ters gideceğini düşünüyorsan evet ters gidebilir,ama içinden o geçirdiğin laflar varya ''ya şöyle olursa yırtarız ya'' lafı,yırtamıcaksın çünkü içindeki o şüphe seni en boktan yola sürükleyecek.O kadar korkucaksın ki,pes ediceksin ki işte bu zaman kaybediceksin,çünkü hayat böyle,hayat birilerini pes ettirmek zorunda.Birileri pes etmezse birileri kazanamaz.Aklını çalıştır.
Bir de şöyle durumlar var tabi kıçını yırtıyorsun o işi yapabilmek için,tüm engelleri tek tek canın acıya acıya geçiyorsun belkide , günlerini veriyorsun bazıları aylarını kimileri yıllarını,bu kadar çabalamışken diyorsun ki ''neden işlerim düzgün gidiyor ?'' PAT! bir darbe noldu ? Hayatın gülümsemesi mi çarptı ? Zannetmiyorum.Karşına yeni bir olasılık çıkıcak ve işin BUM! Tabi sen pes edersen.

Peki şunu düşündünüz mü ? En boktan şeyler neden en boktan zamanlarda gerçekleşiyor ?
Elindeki ekmeği yere düşürdün neden yağlı tarafı yere yapışıyor ?

Otomobili tamir ederken neden elindeki alet en boktan yere kaçıyor ?

Sürekli elinden düşürdüğün telefonunu yanlışıkla düşürdüğünde neden kırılıyor ?

Bu kadar başınız ağırdı tamam azcık stres atayım dediniz peki bu hayattaki en güzel en zevk veren şeyler neden bu kadar acımasız ?

Neden kanun dışı ?

Neden ahlak dışı ?
veya daha pasif düşünürsek neden şişmanlatıyor ?
Yazıyı ben yazarken dahi bunları düşününce çıldırıyorum,neden boktan şeyler üst üste gelir ?

Mesela çamaşır makineniz bozuldu ve tamirci çağırdınız ama tamirci gelene kadar her boku denediniz herşeyi ya herşeyi ve olmadı tamirci gelir düğmeye basar ve çalışır o an kendinizi tamirciyi eve atmak için çağırmışsınız gibi hissettirir.Neden çalışıyor o an ? Neden yani ? Niçin ?

Ve neden sizden farklı olan birini sevmezsiniz,Neden düşünceleri sizden farklı olan birinden nefret edersiniz veya onu yok sayarsınız.Ben şöyle söyleyim,benden nefret eden insanlardan nefret dahi etmiyorum o derece bile önemli görmüyorum.Hayat bu şekildedir,hayatın içinde olmak insanlarla yakın olmak bir çevre yapmak istiyorsan eğer herkes gibi olcaksın,herkesin sevdiği şeyleri sevip,sevmediklerini sevmeyeceksin,farklıysan yalnızsın.Yapayalnız.

Dertleriniz olduğunda insanlara anlatın sizin derdinizi yaşamışlar mı ? Eğer yaşadıysa hepsini dinleyin,çok denenmiş olan yolları denemeyin.Kesinlikle sizi bok çukurunun ortasına atıcaktır.Her davranış her insanda aynı tepkiye yol açmaz maalesef,şöyle düşünün ben mutlu bir haber aldığımda direk çığlık atarım mutlu olup,ama bir insan bu haber karşısında kalp krizi dahi geçirebilir,insanın dna'sı ile alakalıdır bu.

Birazda telefonlardan bahsedelim,Tam evden dışarı adım atıyorsunuzdur tak güncelleme bildirimi,Tam banyoya giriceksiniz adım attınız ve evet telefonunuz çaldı.Ya da yanlışıkla bir numara çevirdiniz ve aradınız bir kaç çalmadan sonra açılmadıysa telefona bakarsınız değil mi yanlış olduğunu görüp hemen kaparsınız ama bu bende hiç bu şekilde olmadı ne zaman yanlış bir numara çevirsem o telefon tak diye açılır.

Ygs ve Lys'den örnek vereyim.
Okula gitmişsinizdir ve 1 saattir orda bekliyorsunuzdur içeri girdiniz polisler sizi taradı iyi hoş sıranıza oturduğunuz an çişiniz gelir.

Ve dakikalarca otobüs beklersiniz gelmez.Bir sigara yakarsınız.Gelir.Saniyesinde.

Kızlar bilir,evin heryerinden teltoka çıkar,yatakta halıda koltukta heryerde,ama lazım olduğunda ? Kesinlikle yok.

Çakmakta bunun gibi.
Bir şeyiniz kaybolduğunda onu sürekli ararsınız bulamayınca tamam yenisini alırım moduna gelirsiniz,yenisini aldığınızda eve gelirsiniz ve resmen sizi kapıda karşılar.

Bunu arkadaşlarımla buluşunca çok yaşıyorum,her şey iyi mutluyum gülüyorum , hatta gülmekten karnıma ağrılar giriyor,sonra bi an durup diyorum ki çok güldüm başıma ne gelicek acaba ?
Sevgili karma,birine kötü bişey yaptığımızda bize kötü anlar yaşat,gülmemize karışma olur mu ?

Okuldan bir örnek vereyim şimdide,öğretmen size şu sayfayı oku demiştir,3-5 saniye koca sınıfta beni mi seçtin dedikten sonra okursunuz sınıfta biri uyur biri sıçar biri kusar durumdadır,herkes kendi kafasındadır ve sen bir kelimeyi yanlış okuduğun an herkes döner ve kıçını açmışsın gibi bakar.

Yemek yapan kızlar varsa bunu çok iyi anlayacaktır.Tam bişeyi kesiyorsunuzdur işiniz biter ve bıçağı yerine koyarsınız devam edersiniz ve korkunç gerçek.Bıçağa tekrardan ihtiyacınız vardır.Bi aleti yerine koydugunuz an arkanızı dönmenize bile kalmadan ona tekrardan ihtiyacınız olucaktır.
Bunu Ygs döneminde çok yaşadım sürekli meşguldum sürekli bişeyler çözme çalışma okuma derdindeydim nefes alıcak bir yarım saatim olduğu an o kesinlikle boşa harcanıyordu.Aklınızda bir sürü şey olur bak bunu yapıcam boş olayım diye,ama kaygılanma hiçbirini yapamıcaksın boş boş oturucaksın.

Eminim ki birşeylerinizi kaybetmişsinizdir,günlerce ararsınız ve hep en son baktığın yerde çıkar.

Bir şey götünüzü yırtarsınız ve en son tamam ya benden bu kadar dersiniz ve dediğiniz an vazgeçtiğiniz şey size geri gelicektir.O yüzden aşk acısı çekmeyin,aşk dönüp dolaşıp tekrar size geri gelicektir.

Pazara hiç gittiniz mi ? Elleriniz doludur ve bir poşet sürekli bacağınıza çarpar,ve tahmin hangi poşet ? Yumurta dolu olan tabiki.

Bir okul sabahıdır,hazırlanmışsındır saçını güzelce yapmışsındır,ve yağmur yağar.Sövebilirsiniz.Bunun farklı bir çeşidi daha var dışarı çıkmışsınızdır ve ne tarafa yürürseniz yürüyün rüzgar sürekli size karşı olucaktır.Yok o aman arkadan naif naif essin saçlarım havalansın.

Okuldan eve dönüyorsundur,herşey normaldir,Evin kapısına geldin ve hala normal herşey.Anahtarı kilide soktuğun an dehşet gibi çişin gelir.Neden peki ?

Güzelce uyuyan bir bebek annesi babası tam uykuya dalmışken neden ağlar ?

Güzel bir gün ve sinemadasın en arkadasın elinde mısırın ve kolan oh mis gibi.Peki o aptallar ? Hangi aptallar mı ? Tabiki sinemada orta sırada oturan ve hep geç kalan tipler,neden hep orta sıralardaki insanlar geç kalır ki ?

Bir insana bilimsel şeyler söylediğiniz an inanır kesinlikle inanır ama bak şu duvarı boyadık dokunma kurumadı dediğin an o parmak gider ona dokunur.

Gerçekten sürekli düşündüğüm ve eminim ki sizinde başınıza geldiğinde düşündüğünüz şeylerdir.Okduğun için teşekkür ederim.





0 yorum:
Yorum Gönder